Papağanlar neden bağırır ?

Felaket

Global Mod
Global Mod
Papağanlar Neden Bağırır? Kültürler, Toplumlar ve İnsanlarla Kurdukları İlişki Üzerinden Bir İnceleme

Papağanlar Neden Bağırır? İlk Bakışta Gürültü, Aslında Bir İletişim Biçimi

Evde papağan besleyenlerin bir noktada kendine şu soruyu sorması neredeyse kaçınılmaz: “Bu kuş neden durup dururken bağırıyor?” Özellikle sabahın erken saatlerinde, telefonla konuşurken ya da evden başka bir odaya geçtiğinizde gelen yüksek sesli çağrılar insanı gerçekten şaşırtabiliyor. İlk tepki çoğu zaman “Canı sıkıldı” veya “Dikkat çekmek istiyor” şeklinde oluyor. Fakat papağanın dünyasına biraz daha yakından baktığımızda, bağırmanın bundan çok daha karmaşık bir iletişim davranışı olduğunu görüyoruz.

Veterinerlik ve hayvan davranışları üzerine kaynaklarda papağanların ses çıkarmasının doğal davranış repertuvarının önemli bir parçası olduğu belirtiliyor. Association of Avian Veterinarians, yabani papağanların günlerinin bir bölümünü sesli iletişimle geçirdiğini; bu seslerin sürü bütünlüğünü koruma, diğer bireyleri selamlama ve tehlikeye karşı uyarı gibi işlevler taşıdığını belirtiyor.

Dolayısıyla “Papağan neden bağırıyor?” sorusunu yalnızca “Nasıl susturabiliriz?” şeklinde sormak yerine, “Bana ne anlatmaya çalışıyor?” diye değiştirmek daha anlamlı olabilir.

Papağanın Bağırması Her Zaman Aynı Anlama Gelmez

Papağanların yüksek sesli çağrıları tek bir kategoriye sokulamaz. Bir papağanın sabah attığı çığlıkla yalnız kaldığında çıkardığı ses veya korktuğunda bağırması aynı davranış olmayabilir.

En yaygın nedenlerden biri temas çağrısıdır. Yabani papağanlar sosyal hayvanlardır ve sürü içinde birbirlerinin nerede olduğunu ses aracılığıyla takip ederler. Görüş alanından çıkan bir birey diğerlerine seslenebilir; karşılığında gelen ses de “Buradayım” anlamında değerlendirilebilir. Ev ortamında insan ailesi papağanın sosyal grubunun bir parçası haline geldiğinde benzer davranış ortaya çıkabilir. Lafeber'in papağan davranışları üzerine açıklamalarında da evcil kuşların sahiplerinin bulunduğu yeri öğrenmek için ısrarcı biçimde seslenebildiği ve bunun doğal temas çağrısıyla ilişkili olduğu belirtiliyor.

Bu açıdan bakınca başka odadan gelen “çığlık” bazen basitçe şu sorudur:

“Sen neredesin?”

İlginç olan ise bunun papağanlarda yalnızca genel bir çağrı olmayabilmesidir. Venezuela'da serbest yaşayan yeşil-kıçlı papağanımsılarda yapılan araştırmalar, temas çağrılarının bireylerin birbirini tanımasında rol oynadığını ve dişilerin eşlerinin çağrılarına yabancı erkeklerin çağrılarına kıyasla daha fazla tepki verdiğini ortaya koymuştur.

Bu sonuç, papağan seslerinin bizim düşündüğümüzden çok daha sosyal bir bilgi taşıyabileceğini gösteriyor.

Yalnızlık, Sıkıntı ve İlgi İhtiyacı Neden Bağırmayı Artırıyor?

Evcil papağan ile yabani papağan arasındaki en önemli farklardan biri sosyal çevredir. Doğada kuşun etrafında sürekli başka kuşlar, hareket, sesler, yiyecek arama faaliyetleri ve çevresel değişimler bulunabilir. Bir apartman dairesinde ise papağan günün büyük bölümünde aynı kafeste veya aynı odada kalabilir.

Bu nedenle insanın “sessizlik” olarak gördüğü ortam papağan açısından sosyal izolasyon anlamına gelebilir.

Örneğin ev halkı sabah evden çıkıyor, papağan yalnız kalıyor ve birkaç dakika sonra yüksek sesler başlıyorsa bunu yalnızca “şımarıklık” olarak değerlendirmek kolaydır. Oysa kuşun davranışı, sosyal bağın yeniden kurulması için yapılan bir çağrı olabilir.

Burada bir başka önemli nokta da öğrenmedir. Papağan bir davranışın sonucunu gözlemleyebilir. Bağırdığında herkes odaya geliyorsa, onun açısından bağırmak oldukça etkili bir iletişim yöntemi haline gelir. Bu, papağanın “kötü niyetli” olduğu anlamına gelmez. Sadece davranış ile sonuç arasındaki bağlantıyı öğrenmiştir.

Bu yüzden kendimize şu soruyu sormak faydalı:

Papağan gerçekten durmadan bağırıyor mu, yoksa biz her bağırdığında ona farklı bir sosyal tepki mi veriyoruz?

Papağanların Kültürleri Var mı? Seslerin Toplumsal Boyutu

“Hayvan kültürü” ifadesi insanlardaki kültür kavramıyla birebir aynı değildir. Ancak papağanların ses öğrenme yetenekleri, sosyal çevrenin davranışlarını şekillendirebildiğini gösteren çok ilginç örnekler sunuyor.

Muhabbet kuşları üzerinde yapılan araştırmalar, bireylerin temas çağrılarını zaman içinde birbirlerine yaklaştırabildiğini göstermiştir. Bir çalışmada eşleştirilen muhabbet kuşlarının ortak bir çağrı geliştirdiği, erkeklerin önemli bir bölümünün eşlerinin çağrılarını taklit ettiği görülmüştür. Araştırmacılar bu tür ses yakınlaşmasının eş bağının kurulması ve sürdürülmesiyle ilişkili olabileceğini ileri sürmüştür.

Daha yeni nörobilim çalışmaları da papağanların öğrendikleri seslerde hem grup içi benzerlik hem de bireysel farklılıkları koruyabildiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle kuşlar birbirlerine “benzeyen” çağrılar geliştirebilirken, kendi bireysel ses özelliklerini de koruyabiliyor.

Bu durum bana insan toplumlarındaki dil kullanımını hatırlatıyor. Aynı dili konuşuyoruz, hatta aynı şehirde yaşıyoruz; fakat ailemizden, arkadaş çevremizden veya yaşadığımız bölgeden öğrendiğimiz kelimeler, tonlamalar ve ifadeler bizi birbirimizden ayırıyor.

Papağanlarda da sosyal çevrenin ses repertuvarını şekillendirmesi bu açıdan oldukça dikkat çekici.

Güney Amerika'dan Avrupa'ya: Yerel Çevre Sesleri Nasıl Değiştiriyor?

Papağan türleri dünyanın farklı bölgelerinde farklı sosyal ve ekolojik koşullarda yaşamaktadır. Örneğin Güney Amerika'daki bazı papağanların karma türlerden oluşan büyük gruplar halinde bulunması, yüksek sesli iletişimin işlevsel olmasını sağlayabilir. Lafeber'in davranış kaynaklarında, karma gruplar halinde yaşayan bazı Güney Amerika papağanlarının çok sayıdaki ses arasında duyulabilmek için daha yüksek sesli olabildiği; bazı Afrika türlerinin ise daha küçük veya tek türden oluşan gruplarda nispeten farklı ses profilleri gösterebildiği belirtilmektedir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, “Güney Amerika papağanları bağırır, Afrika papağanları bağırmaz” gibi kesin bir genelleme yapmamaktır. Tür, bireysel karakter, yaşam alanı, sosyal grup ve yetiştirilme koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Fakat çevrenin iletişim biçimini etkilemesi oldukça mantıklıdır. Kalabalık ve gürültülü bir sosyal ortamda düşük sesli bir çağrının duyulması zorlaşabilir. Dolayısıyla yüksek ses, yalnızca “gürültücülük” değil, çevreye uyum sağlamış bir iletişim stratejisi olabilir.

Türkiye'de Evde Beslenen Papağanlarda Durum Neden Farklı Hissediliyor?

Türkiye'de papağanların önemli bir bölümü apartman hayatının içine giriyor. Bu durum, papağanın doğal ses davranışı ile insanların yaşam düzeni arasında ciddi bir gerilim yaratabiliyor.

Bir apartmanda insan için sabah 08.00'deki yüksek ses rahatsız edici olabilir. Papağan açısından ise günün erken saatlerinde sosyal çağrılar yapmak tamamen doğal bir davranış olabilir.

Burada kültürün etkisi doğrudan papağanın biyolojisini değiştirmekten çok, davranışın nasıl algılandığında ortaya çıkıyor. Geniş bahçeli bir evde yaşayan bir ailenin “kuşun ötmesi” olarak gördüğü davranış, apartman komşusu açısından “gürültü problemi” olabilir.

Aynı ses, iki farklı toplumsal bağlamda iki farklı anlam kazanıyor.
 
Üst