[color=] Zorunlu Askerlik Yapana Ne Denir? İşte O Zorunlu Kahramanlar![/color]
Herkese merhaba forumdaşlar! Bugün sizi güldürmeye, eğlendirmeye ve belki de biraz düşünmeye zorlayacak bir konuya dalmak istiyorum: Zorunlu askerlik yapanlara ne denir? Evet, hepimizin bildiği gibi, askerlik bir yandan “görev” bir yandan “eğlence” ve “çile” dolu bir süreç. Ama bir şeyi kabul edelim: Askerlik, erkekler için pek çok şeyi değiştiren bir deneyim. Peki, zorunlu askerlik sonrası onlara ne demeliyiz? Bunu birlikte keşfetmeye ne dersiniz?
[color=] Askerlik: Herkesin Beklediği "Büyük An"[/color]
Zorunlu askerlik, her erkeğin hayatında belirli bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte bir yanda "vatan borcu" gibi kutsal bir görev, diğer yanda ise "kapalı alan fobisi"ni tetikleyen kışlalar vardır. Hem eğlenceli hem de zorlayıcı bir karışımdır. Ama işin komik yanı, bu deneyimi yaşamayanların bazen “Yani, n’apıyo bu insanlar orda?” diye sormasıdır. İşte bu noktada, zorunlu askerlik yapmış kişi, genellikle “Her şeyin sonu” olarak adlandırılır. Çünkü askerlik, aslında erkeklerin hayatındaki büyük dönüm noktalarından biridir.
Zorunlu askerlik yaptığında, bir erkeği tanımak oldukça kolaydır. Çünkü tipik olarak ceketini giyip elini cebine sokar, "Ben askerlik yaptım," diye havalı bir şekilde cümlesine başlar. Ve hemen sonrasında "Daha neler gördüm, anlatamam," şeklinde devam eder. Evet, dostlar, askerlik sonrası herkesin bir tür "askerlik maskesi" vardır.
[color=] Askerlik Sonrası: Ağa Baba, Asker, Ve "Zorunlu Güçlü" Olmak![/color]
Zorunlu askerlik yaptıktan sonra, bir erkeğin hayatındaki ilk değişim, stratejik ve çözüm odaklı düşünme becerilerinin daha da güçlenmesidir. Çünkü askerlikte, bir işin nasıl yapılacağı, bazen "hayat meselesi" haline gelir. Örneğin, kışlada kaybolmuş bir çorap bulunması için, oraya gidecek bir insan gücü ve planlama yapılır. Hatta bu tür stratejik kararlar, askerlik dönüşü hayatına da yansır. Artık hiçbir şey ona "açık havada kaybolmuş bir çorap" gibi görünmez. Bir işin "çözümü" ile ilgili her şeyi bir anda halledebileceğini düşünmeye başlar.
Tabii bir de “asla unutmamalı” denilen bir şey vardır: Askerdeyken kazandığın "keskin zekân"ı, sokakta asla kullanmamalısın! Yani, askerde harcadığın 100 saatlik strateji eğitimini, evdeki alışveriş listesini organize etmeye harcayamazsın. O yüzden iş hayatındaki ilk günlerinde “Askerlik deneyimim bana şunu öğretti,” diye başlayan konuşmalar yapmanın bir anlamı yoktur. Sonuçta, herkesin dayandığı bir moral kaynağı vardır, değil mi?
[color=] Kadınların Empatik Bakışı: "Bir Yerde Çalışıyor, Ama Gerçekten "İçinde mi?"[/color]
Askerlik sonrası, işin içine kadın bakışı girmediği takdirde, neşeli ve esprili yönlerden de yararlanılamaz. Kadınlar, genellikle empatik ve ilişki odaklı yaklaşır. Bunu da mizahi bir şekilde anlatmak gerekirse: Kadınlar, “Askerlik nedir, ne değildir?” diye sorduğunda, cevap “Tabii ki vatan borcu ama…” diye başlar. Ardından, bir süre boyunca “Beni ne zaman arayacak?” diye düşünmeye başlar. Askerliğe gelen kişiye sorulacak en komik sorulardan biri de şudur: “Nasıl oldu? Bize anlat,” denir ve genellikle “Bize anlatacak ne var ki?” cevabı gelir. Çünkü o asker, oradaki “dostlar”ı, o gözlemleri anlatmaya başlar.
Kadınlar, erkeklerin askerlik yaptığı dönemi, biraz da yumuşatarak anlamaya çalışırlar. “Onlar da insan,” derken, çok fazla empatik yaklaşır ve o zorlu süreci anlamaya çalışırken, işin içine "Acaba şunu da deneyebilir miyiz?" sorusuyla girerler. Kadınlar, bazen erkeklerin bu deneyim sonrası nasıl “askerleştiği”ni ve hatta “askerlik ruhu”nu ne kadar taşıdığına bile kafa yorabilirler. Hadi ama, kimse kimseyi kandırmasın; erkekler askerlikten sonra o “asker ruhunu” kolay kolay bırakmazlar!
[color=] "Zorunlu Askerlik" Sonrası Kafalar Karışık, Ama Neşeli![/color]
Sonuç olarak, zorunlu askerlik bir nevi “zorlu eğlenceli” bir deneyimdir. Sadece erkekleri değil, yakın çevrelerini de etkiler. Askerden dönen her erkek, “Ben artık her şeyi daha iyi biliyorum,” edasıyla çevresindekilere yaklaşır. Ama burada önemli olan, askerlik sonrası kazanılan deneyimlerin sadece bir kısmının “zorlu” olmasıdır. Gerçekten de askerlik, erkeklerin hem içsel olarak hem de dışsal olarak güç kazandığı, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendilerini farklı bir seviyeye taşıdığı bir süreçtir. Ama esprili şekilde “Askerden dönenler, hep böyle birer 'çalışkan' gibi davranmaz mı?” diye sormadan edemeyiz.
Şimdi de sizlere soruyorum: Askerlik yapana ne denir? Birçok anlam ve espri çıkarılabilir. Kimilerine göre asker, kimilerine göre sadece "zorunlu kahraman"! Forumda sizin de önerilerinizi merak ediyorum. Hadi bakalım, askerlik yapmış arkadaşlar, yorumlarınızı bekliyorum!
Herkese merhaba forumdaşlar! Bugün sizi güldürmeye, eğlendirmeye ve belki de biraz düşünmeye zorlayacak bir konuya dalmak istiyorum: Zorunlu askerlik yapanlara ne denir? Evet, hepimizin bildiği gibi, askerlik bir yandan “görev” bir yandan “eğlence” ve “çile” dolu bir süreç. Ama bir şeyi kabul edelim: Askerlik, erkekler için pek çok şeyi değiştiren bir deneyim. Peki, zorunlu askerlik sonrası onlara ne demeliyiz? Bunu birlikte keşfetmeye ne dersiniz?
[color=] Askerlik: Herkesin Beklediği "Büyük An"[/color]
Zorunlu askerlik, her erkeğin hayatında belirli bir dönüm noktasıdır. Bu süreçte bir yanda "vatan borcu" gibi kutsal bir görev, diğer yanda ise "kapalı alan fobisi"ni tetikleyen kışlalar vardır. Hem eğlenceli hem de zorlayıcı bir karışımdır. Ama işin komik yanı, bu deneyimi yaşamayanların bazen “Yani, n’apıyo bu insanlar orda?” diye sormasıdır. İşte bu noktada, zorunlu askerlik yapmış kişi, genellikle “Her şeyin sonu” olarak adlandırılır. Çünkü askerlik, aslında erkeklerin hayatındaki büyük dönüm noktalarından biridir.
Zorunlu askerlik yaptığında, bir erkeği tanımak oldukça kolaydır. Çünkü tipik olarak ceketini giyip elini cebine sokar, "Ben askerlik yaptım," diye havalı bir şekilde cümlesine başlar. Ve hemen sonrasında "Daha neler gördüm, anlatamam," şeklinde devam eder. Evet, dostlar, askerlik sonrası herkesin bir tür "askerlik maskesi" vardır.
[color=] Askerlik Sonrası: Ağa Baba, Asker, Ve "Zorunlu Güçlü" Olmak![/color]
Zorunlu askerlik yaptıktan sonra, bir erkeğin hayatındaki ilk değişim, stratejik ve çözüm odaklı düşünme becerilerinin daha da güçlenmesidir. Çünkü askerlikte, bir işin nasıl yapılacağı, bazen "hayat meselesi" haline gelir. Örneğin, kışlada kaybolmuş bir çorap bulunması için, oraya gidecek bir insan gücü ve planlama yapılır. Hatta bu tür stratejik kararlar, askerlik dönüşü hayatına da yansır. Artık hiçbir şey ona "açık havada kaybolmuş bir çorap" gibi görünmez. Bir işin "çözümü" ile ilgili her şeyi bir anda halledebileceğini düşünmeye başlar.
Tabii bir de “asla unutmamalı” denilen bir şey vardır: Askerdeyken kazandığın "keskin zekân"ı, sokakta asla kullanmamalısın! Yani, askerde harcadığın 100 saatlik strateji eğitimini, evdeki alışveriş listesini organize etmeye harcayamazsın. O yüzden iş hayatındaki ilk günlerinde “Askerlik deneyimim bana şunu öğretti,” diye başlayan konuşmalar yapmanın bir anlamı yoktur. Sonuçta, herkesin dayandığı bir moral kaynağı vardır, değil mi?
[color=] Kadınların Empatik Bakışı: "Bir Yerde Çalışıyor, Ama Gerçekten "İçinde mi?"[/color]
Askerlik sonrası, işin içine kadın bakışı girmediği takdirde, neşeli ve esprili yönlerden de yararlanılamaz. Kadınlar, genellikle empatik ve ilişki odaklı yaklaşır. Bunu da mizahi bir şekilde anlatmak gerekirse: Kadınlar, “Askerlik nedir, ne değildir?” diye sorduğunda, cevap “Tabii ki vatan borcu ama…” diye başlar. Ardından, bir süre boyunca “Beni ne zaman arayacak?” diye düşünmeye başlar. Askerliğe gelen kişiye sorulacak en komik sorulardan biri de şudur: “Nasıl oldu? Bize anlat,” denir ve genellikle “Bize anlatacak ne var ki?” cevabı gelir. Çünkü o asker, oradaki “dostlar”ı, o gözlemleri anlatmaya başlar.
Kadınlar, erkeklerin askerlik yaptığı dönemi, biraz da yumuşatarak anlamaya çalışırlar. “Onlar da insan,” derken, çok fazla empatik yaklaşır ve o zorlu süreci anlamaya çalışırken, işin içine "Acaba şunu da deneyebilir miyiz?" sorusuyla girerler. Kadınlar, bazen erkeklerin bu deneyim sonrası nasıl “askerleştiği”ni ve hatta “askerlik ruhu”nu ne kadar taşıdığına bile kafa yorabilirler. Hadi ama, kimse kimseyi kandırmasın; erkekler askerlikten sonra o “asker ruhunu” kolay kolay bırakmazlar!
[color=] "Zorunlu Askerlik" Sonrası Kafalar Karışık, Ama Neşeli![/color]
Sonuç olarak, zorunlu askerlik bir nevi “zorlu eğlenceli” bir deneyimdir. Sadece erkekleri değil, yakın çevrelerini de etkiler. Askerden dönen her erkek, “Ben artık her şeyi daha iyi biliyorum,” edasıyla çevresindekilere yaklaşır. Ama burada önemli olan, askerlik sonrası kazanılan deneyimlerin sadece bir kısmının “zorlu” olmasıdır. Gerçekten de askerlik, erkeklerin hem içsel olarak hem de dışsal olarak güç kazandığı, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kendilerini farklı bir seviyeye taşıdığı bir süreçtir. Ama esprili şekilde “Askerden dönenler, hep böyle birer 'çalışkan' gibi davranmaz mı?” diye sormadan edemeyiz.
Şimdi de sizlere soruyorum: Askerlik yapana ne denir? Birçok anlam ve espri çıkarılabilir. Kimilerine göre asker, kimilerine göre sadece "zorunlu kahraman"! Forumda sizin de önerilerinizi merak ediyorum. Hadi bakalım, askerlik yapmış arkadaşlar, yorumlarınızı bekliyorum!