Keşkül içinde ne var ?

Ilayda

New member
[color=]Keşkül İçinde Ne Var? Bir Hikâye: Sadece Bir Tat mı, Yoksa Daha Fazlası mı?[/color]

Bugün sizlerle çok özel bir hikâye paylaşmak istiyorum. Hepimizin bildiği bir yemek, belki de bir tatlı… Keşkül. Ama keşkül, sadece bir tatlı mı? Yoksa içine yerleşen anılar, hisler ve bağlarla dolu bir anlam taşıyan bir hikâye mi? Hadi gelin, bir araya gelip, keşkülün içinde neler olduğuna dair bir yolculuğa çıkalım. Belki de hepimiz bir keşkül kadar derinizdir… Belki de, her birimizin içinde bir "keşkül" var, ve ona kimse dokunamıyor.

Bu hikâye, bir adam ve bir kadının keşkülün içinde bulduklarını anlatıyor. Onlar birbirlerini farklı şekillerde gördüler, farklı algıladılar ve farklı çözümler aradılar. Ama son tahlilde, keşkülün her birine farklı bir anlam ifade ettiğini keşfettiler. Bu hikâyede, kadın ve erkek arasındaki bakış açılarını, empati ve çözüm odaklılık arasındaki dengeyi nasıl bulduğunu görmek ilginç olacak.

[color=]Keşkül ve İki Farklı Yöntem: Bir Adam ve Bir Kadın[/color]

İstanbul’un kalabalık ve renkli sokaklarından birinde, işten dönen bir adam, gözlerinde yorgunlukla, elinde eski bir keşkül fincanı ile bir kafede oturuyordu. Bu adam, genellikle her şeyi çözmeye çalışan biriydi. Onun için hayat, problemlerle doluydu ve çözülmesi gereken her şeyin bir cevabı vardı. Keşkülü de, yalnızca bir tatlı olarak görüyordu. Bir tatlıydı, sadece tadına bakılmalı ve sonra unutulmalıydı. Hayatın hızlı temposunda bir anlık rahatlama, bir yudumluk huzur demekti. O yüzden keşkül ona basit bir şey gibi geliyordu; bir tatlı, işte o kadar.

Kadın ise tam karşısındaki masada, pencereye doğru bakarken içini çekerek bir fincan çay içiyordu. Adı Melis’ti. O, keşkülü başka bir şekilde anlamıştı. Onun için keşkül, yalnızca bir tatlı değildi; geçmişi, acıları, umutları ve her şeyin sembolüydü. Keşkül ona, annesinin evinde, mutfak kokularının arasında yaptığı eski tatları hatırlatıyordu. Keşkül, onun için annesinin, babasının ve çocukluk günlerinin hüzünlü tatlı bir hatırasından başka bir şey değildi. Bir tatlıdan çok daha fazlasıydı. Onun için keşkül, bir ilişkinin özüdür. Geriye dönüp bakıldığında, belki de keşkülün içinde kaybolmuş bir parça vardır.

O günde, hayatın farklı yönlerini gören bu iki insan, rastlantı sonucu aynı kafede karşılaştılar. Adamın keşkülü hızlıca içip gitmeye niyeti vardı. Ama Melis ona, keşkülün sadece bir tatlı olmadığını anlatma ihtiyacı hissetti.

[color=]Empati ve Strateji Arasında: Bir Kadının Hikâyesi[/color]

Melis, keşkülün içine bakarak gülümsedi. "Biliyor musunuz, keşkülün içinde bir sürü şey saklı," dedi. Adam, şaşkın bir şekilde ona baktı. "Ne demek istiyorsunuz?" diye sordu. Melis, gözlerini adamdan ayırmadan devam etti. "Keşkül sadece bir tatlı değil, aslında her şeyin bir anlamı var. Benim için, bu tatlı, çocukluğumun en güzel anı. Annemle birlikte yaptığımız ilk keşkül. Zeytin ağaçlarının arasında kaybolduğumuz yaz akşamları. İçinde sadece şeker, süt ve fındık yok. İçinde geçmişin, insanların ve duyguların da karıştığı bir şey var."

Adam başını sallayarak, çözüm odaklı bir şekilde cevap verdi: "Evet, ama keşkül sadece bir tatlı. Bunu karmaşıklaştırmanın anlamı yok. Bir şeyin içinde o kadar çok şeyin olmasını beklemek gereksiz. Önemli olan onu yapmak, tadına bakmak ve sonra yolumuza devam etmektir."

Kadın, adamın cevabını duyduktan sonra bir an sessiz kaldı. Ama sonra, yüzünde tatlı bir gülümseme belirdi. O an, çözüm odaklı yaklaşımın ne kadar doğru olduğunun farkındaydı. Adamın bakış açısı, hayatın hızla ilerlemesi gerektiğini, her şeyin çözülmesi ve net bir amaca varılması gerektiğini vurguluyordu. Ancak, Melis için hayat bu kadar basit değildi. O, daha çok ilişkilerin ve anıların iç içe geçtiği bir dünyada yaşıyordu.

[color=]Keşkül: Bir Tatlıdan Daha Fazlası[/color]

Keşkül fincanları masada terk edilmişti. Melis, bir yudum çayını içerken, adama bakarak, "Aslında, keşkülün içinde sadece tat değil, içinde anılar, anlamlar ve insanlar var. Belki de hayat, bu tatlı gibi. Hızla tüketilmiyor, her bir yudumda daha fazlasını hissediyorsunuz," dedi. Adam, düşündü. Belki de Melis haklıydı.

Keşkülün içinde sadece bir tat değil, çok daha fazlası vardı. Bazen basit bir tatlı gibi görünen şeyler, çok derin anlamlar taşır. Bazen de tatlıları, sadece hızlıca tüketilmesi gereken şeyler olarak görürüz. Kadınlar ve erkekler, hayata farklı açılardan bakar; birinin çözüm arayışı, diğerinin duygusal bağ kurma isteğiyle şekillenir. Melis’in bakış açısı, biraz daha insan odaklıydı, geçmişin, ilişkilerin ve anıların iç içe geçtiği bir dünyada anlam buluyordu. Adam ise daha çok çözüm odaklıydı, hayatın hızlıca ilerlemesi gerektiğini düşünüyor ve sorunları çözmeye odaklanıyordu.

[color=]Sizin Keşkülünüzde Neler Var?[/color]

Şimdi size soruyorum: Keşkülün içinde neler var? Sadece bir tatlı mı, yoksa içinde yaşamınızın anıları, ilişkilerinizin duyguları mı var? Hayatınızda bir adım geri atıp keşkül gibi basit görünen şeylere farklı bir açıdan bakma şansınız oldu mu? Belki de hepimiz bir keşkül kadar deriniz, belki de içinde kaybolmuş duygularımız vardır.

Sizin hikâyenizi duymak için sabırsızlanıyorum.