Icselleştirmek ne demek ?

Bilgin

Global Mod
Global Mod
İçselleştirmek Ne Demek? Bir Kavramın Derinlemesine İncelenmesi

Merhaba forum arkadaşları! Bugün içselleştirme kavramını derinlemesine keşfedeceğiz. Hepimizin hayatında bir şekilde yer almış bir terim olsa da, tam olarak ne anlama geldiği konusunda farklı görüşler olabilir. İçselleştirmek, yalnızca bir davranışı, düşünceyi veya duyguyu dışsal bir etkenden almak ve onu kendi benliğimize, değerlerimize ve kimliğimize entegre etmek olarak tanımlanabilir. Ancak bu süreç, her birey için farklı şekillerde işler.

Gelin, erkeklerin daha objektif ve veri odaklı, kadınların ise duygusal ve toplumsal etkilerle şekillenen bakış açılarıyla içselleştirmeyi karşılaştıralım. Bu yazı, yalnızca bir terimi tartışmaktan daha fazlasını vaat ediyor; aynı zamanda toplumsal cinsiyetin ve kültürel farklılıkların içselleştirme sürecine etkilerini anlamaya çalışacağız.

İçselleştirme Nedir?

İçselleştirme, bireyin dışsal faktörlerden (toplum, aile, kültür, medya vb.) aldığı inanç, değer veya davranışları kendi düşünce ve duygularının bir parçası haline getirme sürecidir. Örneğin, bir toplumda belirli bir normun kabul edilmesi, bireyin bu normu içselleştirerek, onu kendi kişisel değerleri gibi benimsemesi içselleştirmenin bir örneğidir. Birey, bu normu dışsal bir baskıdan ya da zorlamadan çok, kendi istek ve tercihleriyle kabullenir.

İçselleştirme, psikolojide sıklıkla bireylerin toplumsal normlarla uyum içinde olmalarını açıklamak için kullanılır. Bu süreç, bireyin davranışlarını, düşüncelerini ve hislerini şekillendirir ve genellikle farkında olunmadan gerçekleşir.

Erkeklerin İçselleştirme Süreci: Veri ve Objektiflik Arayışı

Erkeklerin içselleştirme süreci, genellikle daha çok stratejik ve sonuç odaklı bir bakış açısıyla şekillenir. Toplumsal normlar ve değerler erkekleri, çoğu zaman pratik ve ölçülebilir sonuçlar elde etmeye yönlendirir. Örneğin, başarı, güçlü olmak, rekabet etme gibi değerler erkekler arasında daha belirgin şekilde içselleştirilebilir. Bu süreç, duygusal bir bağ kurmaktan ziyade, daha çok mantıklı ve veriye dayalı bir yaklaşım olarak gelişebilir.

Veri ve mantık ön planda olduğunda, erkekler genellikle toplumsal beklentilerle uyum sağlarken, daha objektif ve dışsal kriterlere dayalı davranışlar sergileyebilirler. Örneğin, iş dünyasında erkeklerin "başarı"yı içselleştirirken, genellikle performansa, sonuçlara ve somut verilere odaklanarak ilerledikleri gözlemlenebilir.

Bu bağlamda, erkeklerin içselleştirme süreci, toplumun kendilerine yüklediği işlevsel rollerle uyum sağlamak amacıyla şekillenir. Erkeklerin çoğu, dışarıdan gelen mesajları daha "doğru" ya da "kesin" kabul etme eğilimindedir, çünkü toplumsal yapılar onları böyle düşünmeye yönlendirir.

Kadınların İçselleştirme Süreci: Empati ve Toplumsal Bağlar

Kadınların içselleştirme süreci, daha çok toplumsal bağlar ve empatiyle şekillenir. Kadınlar, çoğu zaman başkalarıyla kurdukları ilişkiler ve duygusal bağlantılar üzerinden toplumsal normları ve değerleri içselleştirirler. Örneğin, annelik, bakım verme ve toplumsal dayanışma gibi değerler kadınlar arasında güçlü bir şekilde içselleştirilebilir. Bu, genellikle bireysel değerler ve toplumsal normlar arasında güçlü bir duygusal bağ kurulmasına yol açar.

Kadınların içselleştirme sürecinde toplumsal etkileşimlerin ve başkalarına duyulan empati büyük bir rol oynar. Toplumsal normları ve beklentileri, daha çok ilişkisel ve duygusal bir bağlamda kabul ederler. Kadınlar için "doğru" olanın genellikle başkalarının ihtiyaçlarını anlamak ve bunlara duyarlı olmaktan geçtiği görülür. Bu, toplumdaki değerlerin, normların ve beklentilerin, duygusal anlamda içselleştirilmesine yardımcı olur.

Kadınların içselleştirme süreçleri, genellikle toplumdaki yerleriyle, rollerini nasıl algıladıklarıyla ve başkalarıyla kurdukları duygusal bağlarla ilişkilidir. Bu süreç, duygusal ve toplumsal etkileşimler üzerinden şekillenir ve bazen daha "özel" bir şekilde, kişisel değerler ve toplumsal bağlar arasında denge kurarak gerçekleşir.

Toplumsal Cinsiyet ve İçselleştirme: Farklı Deneyimler ve Kişisel Yansımalar

Toplumsal cinsiyet, içselleştirme sürecine önemli bir etki yapar. Erkekler ve kadınlar farklı toplumsal rollerle ve beklentilerle büyütülürler. Erkekler genellikle daha bağımsız ve başarı odaklı bir dünyada şekillenirken, kadınlar daha toplumsal bağlara ve başkalarının ihtiyaçlarına duyarlı bir şekilde gelişirler. Bu iki farklı süreç, kişisel değerleri içselleştirme biçimlerini etkiler.

Ancak, bu farklılıklar sadece biyolojik ya da doğuştan gelen bir farktan kaynaklanmaz. Toplumun erkeklere ve kadınlara yüklediği roller, çocukluktan itibaren bireylerin düşünme biçimlerini şekillendirir. Elbette, her birey kendi deneyimlerine ve çevresel faktörlere göre içselleştirme sürecini farklı şekilde yaşar. Klişeleşmiş "erkekler duygusal değildir" ya da "kadınlar mantıklı düşünemez" gibi yargılar, bu farklılıkları anlamada bizi yanlış yönlendirebilir. Her birey, içselleştirme sürecini kişisel deneyimlerine göre şekillendirir.

Verilerle Desteklenmiş İçselleştirme Yaklaşımları: Gerçek Hayattan Örnekler

Birçok araştırma, toplumsal cinsiyetin içselleştirme süreci üzerindeki etkilerini gözler önüne sermektedir. Örneğin, 2021 yılında yapılan bir çalışmada, erkeklerin başarıyı daha çok bireysel bir başarı olarak içselleştirdiği, kadınların ise toplumsal bağlar ve dayanışma içinde bu başarıyı algıladıkları bulunmuştur. Çalışma, erkeklerin başarıyı kişisel bir hedef olarak görüp, kadınların ise başkalarıyla ilişkilendirdiklerini göstermiştir (Kaynak: Journal of Social Psychology, 2021).

Bu veriler, içselleştirme sürecinin, toplumsal cinsiyet normlarından ve bireysel deneyimlerden nasıl etkilendiğini anlamamıza yardımcı olur. Kadınlar ve erkekler arasındaki bu farklılıklar, toplumların onlara yüklediği rollerin bir yansımasıdır.

Sizce içselleştirme süreci, toplumsal cinsiyetle ne kadar bağlantılıdır? Erkekler ve kadınlar, toplumsal normları ne şekilde farklı şekilde içselleştiriyor?

Bu sorular üzerinde düşünerek, içselleştirme sürecinin nasıl şekillendiğini daha iyi anlayabiliriz. Her birey, toplumsal normlarla nasıl ilişki kurar ve bu süreç kişisel değerlerine nasıl yansır? Forumda tartışmaya davet ediyorum!